Beni Koruyun

Hürriyet - Yazarlarım

10 Eylül 2012 Pazartesi

Hadi Oje yapalım

Herkese merhabalar

Nasılsınız can izleyicilerim, özlediniz mi beni.. Ben çok özledim vallahi..

Sizlerle paylaşma fırsatı bulamamıştım, yaklaşık 1,5 ay önce işe başladım.. İş kadını oldum ben :)) Bundandır, bu suskunluğum, bu yeni post yapmayışım, bu yorgunluktan ölmelerim, ruh gibi gezmelerim :)

Mahvoldum ben a dostlar, adapte olamadım henüz çalışma yaşamına.. Dar vakitlerimde ne yapsam diye çıldırıyorum, kızımla mı ilgilensem, eşimle mi ilgilensem, ailemle, arkadaşlarımla mı ilgilensem, temizlik mi yapsam, ütü mü yapsam, yemek mi yapsam.. Delirmiş durumdayım anlayacağınız.. İşe başladığımdan beri kendime en ufak bir vakit ayırmadım desem yalan olmaz herhalde.. Dolayısıyla, hobilerime, Geri Dönüşüm/Kendin Yap projelerime de haliyle her zamankinden daha az vakit ayırabildim..

Ama boş durmadım tabii, sizi DIY'sız bırakır mıyım ben hiç :))

Efendim bu gününün Kendin Yap konusu oje.. Oje yapıcaz bugün, hem de pek güzel ve pek kolay bir şekilde..

Bu fikri ilk 10marifet'te görmüştüm ve hemen aklıma not etmiştim tabii, ilk yapılacaklar listesine.. Ve birkaç gün önce de yaptım.. Nasıl mı?

Şimdi efenim, alıyorsunuz elinize, bir adet tırnak cilasını/şeffaf ojeyi, içine, istediğiniz renk/renklerde göz farını, toz haline getirerek dikkatlice döküyorsunuz, şöyle güzelce bir çalkalıyorsunuz ve ta ta ta taaaam ojeniz 3 dakika içinde hazır :)








Ve bu da flaşlı görünümü;




Ben ilk deneme için, evdeki en sevmediğim ve gözümde kullanmayacağım bir farı feda edeyim dedim, ortaya bu renk çıktı.. Oje olarak beğendim, sürdüm, sürüştürdüm.. Sizlerin de beğenisine sunayım dedim :))

Sevgiler..

24 Ağustos 2012 Cuma

Tel Sarma Kolye

Merhabalar efendim,

Yapılacaklar klasörümde aylardır bekleyen ve ancak şimdi yapmayı becerebildiğim tel sarma kolyemle karşınızdayım..

Fikir sevgili Lilibebek'ten; o zaten öyle güzel anlatmış ki, ben hiç ayrıntıya girip onun emeğini çalmayayım, değil mi :))

Uçlarda eksiklik var ve biraz da acemilikten yamuk oldu, kapatma zımbırtılarından alıp tekrar yapacağım.. Ancak aylardır beklediğim şeyi yapınca, dayanamadım, hemen sizinle de paylaşayım dedim :))




İşte böyle.. İlk deneme için bence fena olmadı, ya sizce :))

Gelmişken, çok hoşuma giden ve katılmasam olmaz birkaç kitap çekilişi duyurusu da yapsam fena olmaz değil mi?

Fiyuvfit! 3 seçenekli bir çekiliş düzenliyor, benim gönlüm kahverengiden yana oldu :

 
 
Kırmızı Kiraz, hep okumak istediğim, ama bir türlü okuyamadığım bu kitabı hediye ediyor, katılmamak olmaz :)
 

Anne olup da, bu kitaba kayıtsız kalmak olmak olur mu? İzlenimlerin Derinliği bu faideli kitabı hediye ediyor:


Hadi bakalım, rastgelsin :))



 



16 Ağustos 2012 Perşembe

Kardeşe hediye..

Herkese merhabalar,

Bugün sizinle canım kardeşime yaptığım bileklik, küpe ve kitap ayracını paylaşmak istiyorum..

Bu hayattaki herşeyim, canımın yarısı, kızımın Nana'sı, anne ve babamın bana en güzel armağanı.. Umarım beğenmişsindir bunları.. Hoş, beğenmesen de çaktırmadın bana, gönlümü aldın.. Aferin :))







Seni Seviyorum Kıymetlim..

12 Ağustos 2012 Pazar

Ojelemece

Herkese merhabalar,

Nasıl gidiyor hayat canlar, benim ki gibi bol koşturmacalı, yeni heyecanlarla dolu mu? Umarım hayat hep yüzünüzü güldürsün..

Bir süredir aklımda olan bir şey vardı.. Birkaç yıl önce, bu bloglar falan yokken, ben kendi halinde, kendine yaratıcı bir kişilikken eskiyen takılarımı ojeyle boyardım.. Sonra ne olduysa unuttum herhalde.. Geçen gün, eski takı kutumda yeni takı yapılabilecek malzeme ararken aklıma geldi, dedim ki niye yapmayayım?

Elimde bol miktarda ve renkte oje olmadığı için, elimdekilerle bunları yapabildim, ama aklıma not ettim, ilk fırsatta bir kaç yeni ve farklı renk ojeyle başka projeler tasarlıyorum..

Önceki hallerini de fotorafladım ki, neyden neye dönüştüklerini de görün.. Bazen gerçekten kötü sonuçlar olabiliyor çünkü.. Eğer hoşunuza gitmeyen olursa burada bi beyin fırtınası da gerçekleştirebiliriz, elimde asetonla bekliyor olacağım :))

Böyleydi,

Böyle oldu :)


Böyleydi (bu arada, bu bozuk küpelerin rengi böyle parlak değil, paslı paslı birşeydi, makinem güzel ondan böyle görünüyor :));


Böyle oldu :)




Bu kolajdan da hepsini yapamadım, kalanlar yeni ojelere :)

Bunlar da böyle oldu :)




Bu arada, bu kırmızıların 3. boyanışları.. Canım sıkıldıkça boyuyorum bu garipleri :))

Bu da piyangodan, başlamışken boyandı.. O yüzden fotoğrafı yok. Ama beyaz/şeffaf parlak taşlı yüzükler vardır ya, öyleydi önceki hayatında :)




Valla ben takılarımın bu yeni hallerini pek beğendim, peki siz nasıl buldunuz ojeli küpelerimi :))






8 Ağustos 2012 Çarşamba

Boncuk işleme..

Kızına ucuzluktan aldığı 3 kuruşluk badiyi, lekesini çıkarmak için 90 derecede klorakla yıkayan, sonra da üzerindeki yapıştırma taşları düştü diye dövünen blogger kişisine ne denir? Tabii ki "Şaşkın Anne" denir :))

Peki, dövünmekle yetinirmiyim, asla.. Tarih yazmaz böyle bir şeyi. Hemen yeni bir çözüm üretir, 3 liralık badiye 5 liralık masraf yaparım ben :))

Peki ne yaptım, bugüne dek hiç yapmadığım bir şeydi, denedim, oldu sanki... Elimde, kolye molye olmak üzere bekleyen boncukları bozulan yere aynen şekline göre işledim..

Biraz yamuk yumuk görünüyor ama ben sevdim kelebeğimizi..

Kızımın tepkisi de şöle oldu.. "Anne koç cüze oomuşş, koç benendim"  :)))

Yıkanınca bu hale gelmişti, bir de üstüne üstlük bir delik oluşmuştu..


Bu hale geldi..








Bugünlük bu kadar efenim, sevgiyle kalın :)

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Dantel Etek

Herkese merhabalar canlar..

Son postun üzerinden 1 aydan fazla zaman geçmiş olmasına, benim bu süre içerisinde ki sessizliğime gösterdiğiniz sabrı yirimm :)

Ahh ahh, teknolojinin bu kadar içinde olup, bu kadar faydalanamamak.. Çok üzücü gerçekten..  Allah'ım sen bana en yakın zamanda limitsiz bir vınn ver ve ben her gün online olabileyim, amin.

En üzücü olanıda, blogumu öksüz gibi bırakmış olmak.. Yaptıklarımı sizinle paylaşamamak.. Sizleri yakından takip edememek.. Aslında, neredeyse herbirinizin, son yaptığı tüm işleri biliyorum, ancak çoğu zaman vakitsizlikten, daha çok zaman da limitsizlikten yorum yapamadan çıkmak zorunda kalıyordum.. Neyse, artık bitti, şükür. Yani, umarım :))

Neyse, demem o ki, bu paylaşımsız, sessiz sedasız geçen 1 ay için koskocaman bir özür diliyorum herbirinizden ve inşallah bir daha bu kadar ayrı kalmayız diyorum, çünkü sizi ve o güzel yorumlarınızı çooook özledimm :)

Şimdi gelelim açılış paylaşımına.. Bu bir ay içerisinde çeşitli şeyler yaptım ve düzenledikçe herbirini sizlerle paylaşacağım.. Ancak ilk olarak, yapmayı çok istediğim, yaparken acaba yapamazsam diye delirdiğim, bitirip giydiğimde kendimi tebrik ettiğim eteğimle başlayalım istedim..

Malumunuz üzere, bu sene dantel giymeyeni dövüyorlar.. E bir dantel aşığı olarak benim bu modayı bitmek üzere de olsa yakalamamam düşünülemezdi..

Neyse, çok konuştum, artık fotoğraflara gelelim değil mi :)






Fotoğraflar biraz kötü çünkü kendi kendimi ancak bu kadar çekebildim :))

Umarım beğenmişsinizdir ve 1 aylık yokluğumu size affettirir :)

1 Temmuz 2012 Pazar

Tişört Boyadım Ben :)

Merhabalar canım izleyicim :)

Son zamanlarda sık sık olduğu ( ve daha da olacağı) gibi, yepyeni bir geri dönüşüm projesi ile daha buradayım.. Sıkılmadınız değil mi kendin yap/DIY'lardan.. N'oolur sıkılmayın, ben çok seviyorum onları ve daha pek çok kez çıkacağım karşınıza onlarla :)

Efendim bugünkü geri dönüşüm projemiz aslında eminim hepimizin bildiği, belki de uyguladığı kumaş boyama ile ilgili.. İlk kumaşımı ne zaman boyadığımı düşündümde, tam 12 sene geçmiş üzerinden :) Üniversite de, düz beyaz atletlerimizi iple sıkıca bağlayıp, renk renk batik desenli tişörtler yapardık...

Neyse uzatmayayım :)

Ben bir süre önce eşimin çok severek aldığı, bayıla bayıla giydiği antrasit renk olan, ancak gün aşırı giyilmekten iğrenç bir yeşile dönen şortunu ve bir de yine rengi kaçmış bir eşofmanını boyamıştım bir süre önce.. Ancak, bu blogger kişisi bırak bunları fotoğraflamayı, sizinle paylaşmayı bile unuttu :)) Neyse, ben bu söz konusu şortu yıkarken ne yapmışım dersiniz.. Güzelim pembe bir tişörtümü de yanlışlıkla atmışım makineye.. Bir çıktı ki, yer yer siyahlaşmış, harap olmuş :(


Ve gelelim bugünkü postun konusu olan tişörte.. Baktım olacak gibi değil, ben de aldığım elime sevgili Viktorya'yı, eşimin, rengi -niyeyse-tekrar atan şortu ile birlikte kendi tişörtümü de attım makineye.. O kadar güzel bir renk çıktı ki ortaya siyah ve pembe birleşiminden ben de sizinle bunu paylaşayım dedim :)

Demem o ki, bir kumaş boyama postu gibi görünse de, aslında bol yazılı, az fotoğraflı bir yaptım oldu postudur bu :))





Tam ben bu fotoğrafları çekerken kızım yanıma geldi ve üzerinde tesadüfen aynı tişört vardı.. Ben de rengin geçirdiği dönüşümü görmeniz açısından kızımın fotoğraflarını da koyayım dedim.. Bol maşallah dileklerimle :))





İşte böyle.. Ha bu arada, şort nerede derseniz, onun fotoğraflarını çekmeye gerek duymadım.. Bildiğin siyah işte :))


Sevgilerimle :)

Not: Dün tam bu postu yapmak üzere oturdum ki, sevgili Ponti'min de tam da bu konuyla ilgili bir post hazırladığını gördüm.. Bir de bir güzel detaylı anlatmış, bir göz atın derim :))